Evet evet kıllandım. İlkokul 5. sınıfa gittiğim (daha o zamanlar ilkokuldu şimdiki ilköğretim okulları) senenin kışında bıraktığım şemsiye kullanma işini o zamandan sonra ilk defa bugünlerde kullandım. Şu meşhur yağmurlar işte. Kullanma gereği duydum çünkü. Şemsiye de tesadüfe bakın ki son kullandığım şemsiyeydi. O küçüklük zamanından kalma minicik bi çocuk şemsiyesi. Ben ki yağmurda yürümeyi ıslanmayı deli seven insan şemsiye kullanmak zorunda kaldım. Tabi bu duruma da biraz kıllandım.
devamı →
etiketler: bi siktir git, dere, ilkokul, ıslah, istanbul, ölüm, ruhsat, sel, şemsiye, yağmur, yetkili
Yine uzun zaman girdi araya. Sözde çok çok yazacaktım. Stüdyolar, konserler, kişisel hayat derken yine salıverdim kendimi. Ama olsun bu arada da yağmur diye diye yağdırdım yağmuru :)
devamı →
etiketler: ağlamak meselesi, ayrılış, Basserabi, konser, Nazım Hikmet Ran, Orhan Veli, stüdyo, yağmur
“Uğraş didin farklı şeyler yapmak için” dedi harun tekin kulağımda ve zaten birşeyler yazmak lazımdı hayat hakkında artık. Herhalde işaretim buydu. Bende düşünmedim başladım işte. Aslında ne güzel de anlatıyor şarkı demek istediklerimi. Ama bir de ben demeliyim. Hatta en önce kendime.
devamı →
etiketler: Basserabi, dost, harun tekin, hayat, şarkı, yağmur