Ben Şemsiye Kıllandım…
Bu yazının üzerinden 11 ay 24 gün gibi çok uzun bi zaman geçmiş. Yani artık burda yazılanlar yalan yanlış şeyler olabilir, en iyisi siz Anasayfa ya da bi göz atın ;) Evet evet kıllandım. İlkokul 5. sınıfa gittiğim (daha o zamanlar ilkokuldu şimdiki ilköğretim okulları) senenin kışında bıraktığım şemsiye kullanma işini o zamandan sonra ilk defa bugünlerde kullandım. Şu meşhur yağmurlar işte. Kullanma gereği duydum çünkü. Şemsiye de tesadüfe bakın ki son kullandığım şemsiyeydi. O küçüklük zamanından kalma minicik bi çocuk şemsiyesi. Ben ki yağmurda yürümeyi ıslanmayı deli seven insan şemsiye kullanmak zorunda kaldım. Tabi bu duruma da biraz kıllandım.
Gerisi malum hikaye yağmur, dereler, ıslah, sel filan derken giden onlarca can. İnsanın içine oturan tarfisiz bi his. Ama sonra öğreniyoruz ki telaşlanacak birşey yok. Bu ölümler ölenlerin kendi hatasıymış. Tabi canım yani vatandaş gidip dere kenarına yerleşiyorsa, ona ruhsat veren belediyenin yada belediyeye nedir bu diye sormayan devletin ne suçu var ki?Hem ne var yani yağmurlu havada dışarı niye çıkıyosunuz ki otursanıza evde. Suçlusunuz çünkü bu ülkede yaşıyosunuz. Suçlusunuz çünkü evde oturmadığınız gibi bide kalkıp işe gidiyosunuz hem de neymiş efendim servisle gideceklermiş. Bak sen!! yoksa ne suçu varsa insanlara mal muamelesi yapıp arkasında camı bile olmayan panelvanı servis diye o insanlara yollayan adamın. Suçlusunuz çünkü öldünüz. Ne yani pek saygıdeğer yetkililerimizden daha mı iyi biliyosunuz yoksa canım!! Onlar öyle diyor ya işte.
bi siktir git ya
Etiketler: bi siktir git, dere, ilkokul, ıslah, istanbul, ölüm, ruhsat, sel, şemsiye, yağmur, yetkili
