Köpekli Yazı
Bu yazının üzerinden 1 yıl 5 ay 8 gün geçmiş. Yani artık burda yazılanlar güncelliğini yitirmiş olabilir. En iyis siz Anasayfa ya da bi göz atın ;) Köpeklerle pek anlaşabildiğimi söyleyemem. Tamam lan açık söylüyorum, tırsıyorum. Hem de öyle böyle değil, ısırcaklar diye ödüm kopuyo. Heralde yeryüzünde tek tırsmadığım köpek Badem. Hatta özlüyorum hayvanı. (burda hayvan dedim diye büyük azar yicem)
Badem, Dilara‘nın köpeği. Golden galiba cinsi. Beni cinsi değil kişiliği ilgilendiriyo daha çok (azardan kurtulma çabaları). Anladığınız gibi Dilara da köpekleri çok sever. Yazının asıl konusu da burda başlıyor zaten.
Bi akşam Dilara Bornova‘ya gelir. Eve giderken yolda dolaşan bir grup köpek görürüz. Kendisi köpeç (köpek seven demek. ben uydurdum.) bir insan olduğundan sevmeye, şefkat göstermeye çalışır. Ben izin vermem tabii, niye vereyim zaten ya, korkuyorum. Misilleme yapma gereği duymuş olacak ki köpeklere “hadi bizi eve götürün” der.
Enteresan şeyler burda başlar. -korkmayın ısırılmıyorum- Bu komutu alan köpekler bize eşlik etmeye başlarlar, öyle arkadan falan değil çevrimizdeler, döndüğümüz köşeden dönerler falan. Birşeyler almak için markete girdiğimizde çıkmamızı bile beklediler yani düşün. Marketten çıktıktan sonra apartmanın kapısına kadar bıraktılar. Benim hayalimde hep apartmana kadar kovalamaları vardı, böyle eskortluk edince şaşırdım açıkçası. Hatta hoşuma gitti. Canlarım benim madem böyle şekersiniz, neden gösteriyonuz o dişleri? Neden havlıyosunuz olur olmadık yerde? Neden güldürüyonuz kızları bana? Neden ben var unutmak türkçe? Neden mizah?





yalnız değilsin
Mümin abi bidahakine köpeçlik seanslarını senin üzerinde yapıcam:D
puhahah