Yine uzun zaman girdi araya. Sözde çok çok yazacaktım. Stüdyolar, konserler, kişisel hayat derken yine salıverdim kendimi. Ama olsun bu arada da yağmur diye diye yağdırdım yağmuru
Kışı soğuğu sevmişimdir hep. Yazdan da bir o kadar nefret etmişimdir. Aslında hala çözebilmiş değilim yazı sevmediğim için mi kışı seviyorum yoksa tam tersi mi? Bu konu burda bekleyedursun ben yağmurdan bahsetmek istiyorum. Her zaman önemli bir yeri oldu yağmurun hayatımda. Bunu ilk farkettiğimde daha ilkokul beşinci sınıfa gidiyordum. Deli gibi yağmur yağıyordu ve ben dışarıda t-shirtleydim, dolaşıyordum. Aylardan ocaktı. O zamandan beri hayatıma birileri girerken ,hayatımdan birileri çıkarken yada herhangi bir evresinde hayatımın hep yağmur vardı. Hiçbir zaman kolayca dökemediğim gözyaşım gibiydiler benim yeryüzüne inen her yağmur damlası. Evet öyle kolay ağlayabilen biri değilimdir. kendimle ilgili en çok muzdarip olduğum konu da budur zaten. Ağlayabilseydim keşke her yitirdiğim arkasından ya da yakışmazmıydı mı ki şöyle adam gibi bir kaç gözyaşı mutluluklarımdan sonra. Bazıları zayıflık diyorlar adına. Kimileri de “erkek” oldukları için ağlayamazlar(mış). Orhan veli bile demiş:
“bakakalırım giden geminin ardından;
atamam kendimi denize, dünya güzel;
serde erkeklik var, ağlayamam.”
Ustaya saygım sonsuz ama yalan. Yok öyle birşey. Ne zayıflıktır ağlamak ne de kadınlara has bir şey. Aksine bir güçtür ağlamak. İyiliği, iyi niyetin, sevginin gücüdür, göstergesidir. Yani erdemdir ağlamak. Ağlamalı bol bol. Ağlamalı ki bu savaşlarla, kötülüklerle dolu dünyada yüreği taş kesmişler, suya kavuşan toprak misali biraz daha yumuşarlar belki kalplerine değen her damla gözyaşından sonra.
Son sözü yine bir üstat söylesin:
nasıl etmeli de ağlayabilmeli
farkına bile varmadan?
nasıl etmeli de ağlayabilmeli
ayıpsız,
aşikare,
yağmur misali?
neylersin alışkanlık
için kan ağlarken yüzün güler
dikilitaş gibi dinelirsin yine.
yavrum, erişmek ne müşkülmüş meğer,
anneler gibi ağlamanın yiğitliğine?
Nazım Hikmet Ran
Dünyanın bütün meşhurları bu blogu okuyor; ingiltere kralı, rahmetli başkan kenedi, taçsız kral pele, bakenbauer, kaleci mayer, nadya komanaçi, biricit bardo ve fenerbahçeli cemil. Hepsi şöhretlerini bu bloga borçludurlar. Evet, okuması bedava hemde hiç para vermeden!
----
gülhan
Tarih:Temmuz 17th, 2008,20:19
bi söz vardı.. göz ağlarken ruh gülermiş