tüketim çılgını, sosyal medya ve ben
Nereye gidiyorum bilmiyorum. Devasa bir tüketim çılgınlığı beni de kapmış içine götürüyor. İşin garibi farkında da değildim. Ani aydınlanmalar yaşıyorum bu aralar.
Nereye gidiyorum bilmiyorum. Devasa bir tüketim çılgınlığı beni de kapmış içine götürüyor. İşin garibi farkında da değildim. Ani aydınlanmalar yaşıyorum bu aralar.
Bugün metronun önünde arkadaşımı beklerken şahit olduğum olayı yazıyorum. Ekstra bişi eklemeden, sadece gördüklerim ve duyduklarım.
Bu ara yine üniversitelerde konuşma yapanlara yumurta atmaya başlamışlar. Gençler tabi kanları kaynıyo. Ama bu enerjiyi başka şeylere harcasalar keşke. devamı →
Bu şahıstan hoşlanmadığımı yanımdaki arkadaşlarım bilir zaten. Ama artık kendisine karşı büyük bir nefret besliyorum. Bakalım niyeymiş:
Sinir olduğum 3 kelime var: İMKANSIZ, KESİN, SONSUZ.
Evet evet kıllandım. İlkokul 5. sınıfa gittiğim (daha o zamanlar ilkokuldu şimdiki ilköğretim okulları) senenin kışında bıraktığım şemsiye kullanma işini o zamandan sonra ilk defa bugünlerde kullandım. Şu meşhur yağmurlar işte. Kullanma gereği duydum çünkü. Şemsiye de tesadüfe bakın ki son kullandığım şemsiyeydi. O küçüklük zamanından kalma minicik bi çocuk şemsiyesi. Ben ki yağmurda yürümeyi ıslanmayı deli seven insan şemsiye kullanmak zorunda kaldım. Tabi bu duruma da biraz kıllandım.