Sözümden döndüm. Yazmıcan dedim ama yazıcam ulan. Ebabilin kuş olduğunu söyleyen İzel, Çelik ve Ercan üçlüsü bana puşt diyebilir ama önemli değil, nasıl olsa toprak olmayacaz mı?
Zaten canım sıkkın uğraşıcak şeyler lazım. Tünelin sonunda bi ışık var ama muhtemelen yük treninin farıdır, o yüzden fazla heveslenmiyorum artık. Kalmış 25 gün, koy götüne gitsin…
Daha yazmaya başlayalı 2 ay olmadı ama benim bi ara verme zamanım geldi. Şu ÖSS denen tek dişi kalmış canavarın o kalan dişini dökmek için 15 Hazirana kadar bloga artık yazı yazmamaya karar verdim. Hatta bununla kalmadım facebook hesabımı kapadım, uludağ sözlükten kafa izni aldım. Az sonrada bilgisayarı diğer odaya taşıcam.
106 gün sonra görüşmek üzere…
dayanamadım [...]
Tembel olduğumdan mı yoksa kendimi çok bilmiş sandığımdan mıdır bilmem, genelde sitelerin kimdir-nedir bölümlerine pek bakmam. Böyle yapıncada aslında o sitenin ne işe yaradığını, ne olduğunu kendim belirlerim(bak sen).
10 gündür fırsat bulup bi yazı yazamadım şuraya. Heralde bugün deneme sınavına giricem diye stres oldum hiç bi şeyle ilgilenemedim. Ben böyle değildim eskiden.. Sınavda iyi geçmedi zaten..
Eleştirmek! Birilerini eleştirmek için ne gerekir ki? Hep en kolayı olarak lanse edilir eleştirmek. Hakikaten kolay mı? Bence değil.
Sonunda emelime ulaştım ve blogumu açtım. 24 Aralık 2007 tarihiyle artık türk blog dünyası eskisi gibi olmayacak :p Şu an birçok eksiğim bulunsa da zamanla her şey rayına oturacak gibi duruyor. Umarım istediğim gibi gider…
Dünyanın bütün meşhurları bu blogu okuyor; ingiltere kralı, rahmetli başkan kenedi, taçsız kral pele, bakenbauer, kaleci mayer, nadya komanaçi, biricit bardo ve fenerbahçeli cemil. Hepsi şöhretlerini bu bloga borçludurlar. Evet, okuması bedava hemde hiç para vermeden!
----