Daha yazmaya başlayalı 2 ay olmadı ama benim bi ara verme zamanım geldi. Şu ÖSS denen tek dişi kalmış canavarın o kalan dişini dökmek için 15 Hazirana kadar bloga artık yazı yazmamaya karar verdim. Hatta bununla kalmadım facebook hesabımı kapadım, uludağ sözlükten kafa izni aldım. Az sonrada bilgisayarı diğer odaya taşıcam.
106 gün sonra görüşmek üzere...
Naron uzun ömürlü olan Rigel ırkındandı ve ailesinin galaksi kayıtlarını tutan dördüncü üyesiydi.
Naron’un büyük bir defteri vardı. Buna galaksilerde kafaları gelişen çok sayıdaki ırklar kaydediliyordu. Daha küçük bir deftere ise, olgunlaşarak Galaksi Federasyonuna girmeye hak kazanan ırklar yazılıyordu. Birinci defterde bazı isimler çizilmişti. Çünkü onlar şu ya da bu nedenle başarısız olmuşlardı. Şanssızlık, biyofizik veya biyokimyasal kusurlar, topluma ayak uyduramama neden oluyordu buna. Ama küçük deftere adları geçirilen hiçbir üye o zamana kadar silinmemişti.
Bildirgeç şu iki günde aynı haberi 4 kere yayınlayarak beni dumura uğrattı. Hepside farklı başlıkta. Yani burdan şunu anlıyoruz ki editörleri içeriğe bakmıyor sadece başlığa bakıyor. Oh süper iş anasını satayım…
edit: son yazıyı silmişler
Bu yazı “avatar: the last airbender“‘ın çizerlerine,yaratıcılarına,yapımcılarına açık mektuptur.
Olm varya yarın yayınlanmasın o bölüm, sizlere teker teker; artistbending, creatorbending ve producerbending skillerimi göstericem.
Şu turkticaret.neti sevmezdim, artık nefret ediyorum. Her sitede çıkan zıngır zıngır sallanan reklamları yüzünden onlarca kez firefoxumun kilitlendiğini hatırlarım. Önce ekşiye dadandılar şimdi r10.nete. DNS değiştirmeye bile para alan bi şirketsiniz sizin neyinizi sevelim yahu yapmayın reklam falan…
Madem koymuşlar buraya bu bölümü dolduralım. Ayy çok heyecanlandım. Bana kalbin kadar siyah bu bölümü ayırdığın için sana çok teşekkürler her kimsen. Atıldığım bu saçma salak işte bakalım neler yapıcam. Heyecanlı bir süreç bizi bekliyor, ve şimdi tekrar İstanbul stüdyolarındayız, Birand?!